23 Mayıs 2013 Perşembe

CEVIK KUVVET

ilginç bir polisimiz var, neresinden tutsan elinde kalır. bütün hırsızları, uyuşturucu satıcılarını, fuhuş yapanları az çok tanırlar, bilirler. içlerinde iyi kadar yarı yarıya kötü de barındıran tek kamu teşkilatıdır sanırım. bu adamların imajı düzelsin diye bir sürü dizi çekildi, sadece üniversiteliler polis yapılmaya başlandı, yüzlerce kamu spotu çekildi, içlerinden düzgün tipli olanlar yarışma programlarına çıkartıldı ama yemedi... neden?

yeni polislerle birlikte düzelme göstermeye başlayan teşkilat, kaşarlanma olarak tabir edilen, 15 yılın üstünde hizmet vermiş, eski polislerin içinde ki, hem eğitimsiz hem de uzun çalışma yıllarının getirdiği psikolojik sorunları olan polisler bir bakışta görülebilir. istanbul bir suç şehri haline geldiğinden beri, genel hizmet polisi biraz daha dikkatli ve özenli en azından başınıza bir hırsızlık geldiğinde, ya da silahlı kutlama ihbarı yaptığınızda sizi dikkate alıp olaya müdahale ediliyor. ama bir de ankara polisi var ki, arabanıza hırsız girse karşınıza dikilip "ya bence şikayetçi olma, karakol şikayet dosyası ile kaynıyor, hiç birisini bulamıyoruz" yani kısacası bizi uğraştırma kardeş diyebilecek kadar rahatına düşkün.

eğitimli amirler ve eğitimli personel tarafından idare edilen cinayet masası, narkotik, bilgi işlem, organize şube gibi birimlere hiç bir lafım yok, türk polisi bu konularda avrupa da bile üst sıralarda. ama bu çevik kuvvet ne ola? emniyet adam dövmek için birim kurdu da bizim mi haberimiz olmadı? mahallenin serserileri gibiler. ne zaman agresifleşeceği belli olmayan, tam teçhizat sahibi psikolojisi bozuk bir topluluk görüntüsü veriyorlar son 2-3 senedir. türk toplumu olarak zaten sürü psikolojisinin fazlası ile etkisi altına kalan bir milletiz. ıveco otobüslerle her gün oradan oraya sürüklenen bu adamlar, yaz sıcağında bile o kaskların içinde pişe pişe sinir küpüne döndüğü için bile halkı dövme eğilimi içine girebilir. sadece demokratik hakkını kullanıp eylem veya gösteri yapan iyi niyetli insanlar bile onların gözünde zamanla fazla mesai sebebi görünmeye başlayabilir, bu birimin ruh sağlığının sık sık incelenmesi ve kontrol altında tutulması gerçekten çok önemli.

toplum tarafından sevilmedikleri artık gözle görülür bir gerçek. ama işin ilginç tarafı çevik kuvvet personeli emniyet tarafından da çok sevilmiyor. hatta çevik kuvvet birimi emniyet mensuplarının sürgün yeri olarak biliniyor.düşük ücretli personel oldukları zaten medya da devamlı söylenen bir sorun. bunca emeğinin karşılığını bile doğru düzgün alamadıklarından mı böyle öldüresiye dövüyorlar insanları? bu nefretlerinin sebebi  nedir? sadece amirlerinin verdikleri emirleri yerine getirseler düzgün bir şekilde göz altılar yapılır, karşı kuvvet koyan alıkonulur götürülür, ama yok çevik kuvvet son  2 senedir ilginç bir şekilde kendisi olay çıkartmaya başladı. hatta içlerinden bazıları hastaneye gaz bombası atacak kadar düşünceden yoksunca ileri gittiler. 1 mayısta emekçi vatandaşın sırtına indirdiler coplarını, maçlarda taraftarın sırtına, milli bayramı kutlayan vatandaşın sırtına indirdiler. gaz bombası yağdırdılar her tarafa. üniversite öğrencilerini yerlerde sürüklediler, özgür kampüslere tecavüz ettiler. 1 mayısta bir kız çocuğunun kafasına gaz bombası attılar, istanbul valisi çıktı kıza anarşist muamelesi yaptı, oysa o kız imam-hatip lisesi öğrencisi çıktı. baltayı taşa vurdu.

kurulmaya çalışılan korku imparatorluğunun askerliğini mi yapıyor yoksa çevik kuvvet? şimdilerde ise üniversite kampüslerinin güvenliği özel güvenliklerden alınıp polislere verilecek. en ufak öğrenci kıpırdamasında çevik kuvvet orada artık. öğrenci çok mu hareketli, vur ağzına copla, vur kafasına, bas biber gazını umarsızca. nasıl olsa akşam haberlerinde valisinden, bakanına kadar herkes anarşistleri dövdüğünüzü iddia edecek. ama onların girdiği üniversitelerde ki gerçekler bunlar işte;

odtü den çıkarken attıkları gaz bombalarını kovalarla toplayıp çıkıp gittiler. orantısız gücü de geçti artık bu birimin sorunu. insanların nefretini fazlası ile kazandılar. genel olarak polisin imajını da son derece kötü etkiliyorlar. ayrıca hiç bir türk vatandaşına haksız yere el sürmeye de kimsenin hakkı yoktur. hepimizin ödediği vergilerle ailelerini ve kendilerini geçindirdiklerini asla unutmamaları gerekir. ücretini, çalışma şartlarını mı beğenmiyorsun? o zaman istifa et; git özel güvenlik olarak çalış bir yerde ama maaşınızı ödeyen millete ve onların çocuklarına zarar vermeyin artık. unutmayın! ekmek yediği eli sadece köpekler ısırır.